Bir otobüs biletini almadan önce "acaba bu araç O302 mi?" diye sormak, bugün kulağa garip gelebilir. Ama 1968'den 1980'lerin ortasına kadar Türkiye'nin şehirlerarası yollarının tek hâkimi olan Mercedes-Benz O302 için bu, gayet olağan bir sorguydu. Peki bu otobüsü bu kadar özel kılan neydi? Sadece Türkiye'de mi üretildi, yoksa dünyanın dört bir yanında iz bırakan çok daha büyük bir hikâyesi mi vardı?
Otomarsan'ın Doğuşu
Her şey 1967'de, Otomarsan adıyla atılan temellerle başladı. Daimler, Mengerler Ticaret ve Has Otomotiv'in ortaklığıyla kurulan Otomarsan, Türk otomotiv sanayisinin bir dönüm noktasıydı; ama böylesine büyük bir girişimi hayata geçirmek hiç kolay olmadı. Tam dokuz yıl süren bürokratik engeller aşıldı, proje defalarca rayından çıktı, sonunda tüm zorluklar geride bırakılarak Otomarsan kuruldu ve kısa süre sonra Türk otobüs sanayisinin tarihine damga vuracak O302 modeli sahneye çıktı. Davutpaşa'daki fabrikada çalışmalar sürerken Daimler-Benz, Johann Mahr adlı genç bir mühendisi Türkiye'ye gönderdi; Mahr, Anadolu'yu şehir şehir dolaşarak ülkenin iklimini, yollarını ve insanların ihtiyaçlarını yerinde gözlemledi ve O302 modelini bu topraklara uyarladı.
Fabrikada İlk Günler
Fabrikanın ilk günleri hiç kolay geçmedi. İşin büyük kısmı insan gücüyle yapılıyor, presle dakikalar içinde bitecek bir işlem elle saatler sürüyordu; kışın fabrika neredeyse donuyordu. Nitelikli işçi ve mühendis bulmak başlı başına bir sorundu, bu yüzden işçiler sanayi bölgelerinden, atölyelerden ve tersanelerden toplandı. Otobüs üretiminde hiç deneyimleri yoktu, ama Alman ustaların gözetiminde kısa sürede hızla öğrendiler; öyle ki ilkokul mezunu ustaların yaptığı kalıplar, Almanya'dan gelen mühendisler tarafından bile kullanıldı. Nihayet Mayıs 1968'de fabrikadan ilk otobüsler çıktı; açılışa yetiştirmek için herkes iki gün boyunca sabahlara kadar çalıştı, gelin gibi süslenen ilk otobüs kapıdan çıktığında fabrikada bayram havası esti.
17 Yılın Rekoru
1968'de yola çıkan O302, Türk otobüs sanayisinin tarihinde bir dönüm noktası oldu ve dönemin koşulları için devrim sayılacak özellikler sundu; sağladığı konfor piyasadaki diğer araçlardan öylesine üstündü ki yolcular bilet almadan önce aracın O302 olup olmadığını sormaya başladı. İşletmeciler için ise dayanıklılığı ve ekonomik yapısıyla gerçek bir yatırım dostuydu; Anadolu'nun bir ucundan öbür ucuna neredeyse duraksamadan gidip geliyor, kırdığı kilometre rekorları gazetelere manşet oluyordu. Tesisin kuruluş kapasitesi günde yalnızca bir araç üretebilecek düzeydeydi; başlangıçta 293 kişilik bir kadro, bir otobüs üretmek için 1.200 saat işçilik ve 18.000 parça gerektiriyordu. Ancak açılıştan kısa süre sonra çift vardiya uygulamasına geçildi ve üretim hızla arttı; yapılan iyileştirmelerle yıllık üretim 1972'de bin adede ulaştı. O302, 17 yıl süren üretim ömrü boyunca pazarın neredeyse tamamına yakın bir payla adeta tek hâkim konumuna geldi ve toplamda 14.430 adet üretildi.
Şehir İçi Versiyonlar
Otomarsan, sadece şehirlerarası değil şehir içi ulaşımda da iddialıydı. İlk belediye tipi otobüsü 1970'te İzmir Bornova'da üretti; bu araç, şehirlerarası standart model O302 RST'den türetilmişti. 1984'ten itibaren seriyi güçlendirmek için OM360 Turbo motorlu O302S modeli üretilmeye başlandı; halk arasında "Turbo S" olarak bilinen bu araçlar sınırlı sayıda üretildi ve kısa süre sonra V6 motorlu, daha modern görünümlü yeni S modellerinin gölgesinde kaldı. 1988'de şehir içi ulaşım için özel olarak geliştirilen 302T modeli piyasaya sürüldü, bu model 1993'te O32 adını aldı ve üretimi 1996'da sona erdi.
Dünyaya Açılan O302
O302'nin belki de en ilginç yanı, Türkiye dışında da birçok farklı versiyonla üretilmiş olmasıydı. Almanya'da üretilen orijinal model, geniş kavisli camları ve hava süspansiyonuyla dönemin en modern Avrupa konforunu yansıtıyordu; ama Türkiye'nin sıcak iklimi ve zorlu yol koşulları için Otomarsan, kavisli camlar yerine düz camlar, hava süspansiyonu yerine sarsıntılı yollara daha dayanıklı makas süspansiyon tercih etti. Hollanda'da Berkhof firması O302'yi kendi iklim ve yol koşullarına göre uyarladı; Almanya'da kırsal-kent hattı için geliştirilen daha küçük O321R modeli minibüs sınıfına yakın bir yapıya sahipti; 1970'lerde ortaya çıkan çift katlı O302 versiyonu Avrupa'nın turizm sektöründe büyük rağbet gördü; Yunanistan'da Bmax, Norveç'te O302 11R, Fransa-İtalya-İspanya gibi ülkelerde O302 12R, Belçika ve Hollanda'da ise Jonckheere firmasının ürettiği versiyon şehir içi ulaşımda kullanıldı. Bugün geriye dönüp bakıldığında O302, sadece Türkiye'nin değil Avrupa'nın da ulaşım tarihine adını yazdırmış, gerçek anlamda sınırları aşan bir efsane olarak hatırlanıyor.