1950'lerden günümüze yol hikayeleri
← Tüm Yazılar Otomobil Hikayeleri

Skoda Türk — Çarpık Bacaklarıyla Türkiye'ye Özel Doğan Pikap

Yüksüz haldeyken bakınca sanki her an devrilecekmiş gibi dururdu — arka tekerlekleri içe doğru çarpık, adeta topallayan bir hayvan gibi. Ama kasaya yük bindiği an o çarpıklık kayboluverir, tekerlekler dümdüz olurdu. Dünyada tek bir yerde, sadece Türkiye'de üretilen bu pikabın adı, halkın dilinde sonradan bambaşka bir şeye dönüştü: Skoda Bacak.

Tüfekten Otomobile

Skoda'nın kökleri 1859'a, Çekya'nın Pilsen kentine, bir silah ve ağır makine üreticisi olarak kurulduğu yıllara uzanır; kısa sürede Orta Avrupa'nın en büyük sanayi kuruluşlarından biri haline gelir. Otomobil dünyasına adım atması ise 1925 yılında, bisiklet üretimiyle başlayıp 1905'ten itibaren otomobile geçen ve kısa sürede Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun en büyük otomobil üreticisi haline gelen Laurin & Klement şirketini satın almasıyla olur. Birinci Dünya Savaşı sonrası kamyon üretimine de başlayan Laurin & Klement, 1924'te yaşadığı bir yangın ve mali sıkıntılar yüzünden güçlü bir ortak aramaya başlar; cevabı Skoda verir.

Savaşın Karanlık Yılları

1925'ten itibaren Skoda adı altında, Daimler, Opel, Peugeot ve Tatra gibi markalarla birlikte dünyanın en uzun kesintisiz otomotiv geçmişlerinden birini yazan şirket, İkinci Dünya Savaşı'yla bu kesintisizliğini kaybeder: Nazi Almanyası'nın işgali altındaki Çekoslovakya'da Skoda'nın askeri arazi araçları, uçaklar, silah bileşenleri ve otomotiv bölümleri, Alman savaş sanayisine hizmet eden bir yapının parçası haline getirilir. İngiliz ve Amerikan kuvvetleri 1940-1945 arasında Skoda fabrikalarını defalarca bombalar; 25 Nisan 1945'teki son büyük hava saldırısı fabrikaların neredeyse tamamını yok eder.

Enkazdan Yeniden Doğuş

Buna rağmen Temmuz 1945'te Mlada Boleslav fabrikası yeniden ayağa kaldırılır ve Skoda'nın savaş sonrası ilk otomobili olan 1101 serisinin üretimine başlanır. 1948'de Çekoslovakya'nın komünist yönetime geçmesiyle Skoda Sovyetler Birliği mülkiyetine girer, bu durum 1991'e kadar sürer; sonrasında marka kademeli olarak Alman Volkswagen grubuna satılır ve nihayetinde tamamen bu grubun bir yan kuruluşu haline gelir. Bu süreçte 1952'de Skoda 1200, 1954'te Skoda 1201, 1961'de ise Skoda 1202 piyasaya sürülür — çelik gövdeli, sedan, station wagon ve kamyonet (pikap) versiyonlarıyla üretilen bu modeller hiçbir zaman yüksek hacimlerde üretilmese de yurt dışında, özellikle Türkiye'de gerçek bir talep bulur.

Türkiye'nin Gözdesi

Türkiye'de bu hafif Skoda'lar özellikle Amerikan menşeli rakiplerine kıyasla ucuz olması sebebiyle rağbet görür; kamyonet versiyonları hafif yük taşımacılığında, station wagon versiyonları ise şehir içi dolmuş olarak kullanılır. Ama 1960'larda Türkiye'nin ithal ikamesine dayalı ekonomi politikası — yüksek koruma oranları, genişleyen ithal yasak parça listesi, azalan döviz tahsisi — yurt dışından araç getirilmesini giderek zorlaştırır; aynı dönemde Otosan, Otomarsan, Karsan ve Çiftçiler Holding'in kamyon fabrikası gibi yerli montaj tesisleri kurulur. Türk halkının markaya duyduğu sevgiyi hisseden Skoda, pazarı kaybetmemek için Skoda 1202 şasesini temel alarak, tamamen Türkiye sınırları içinde, sadece Türklere özel bir pikap tasarlamaya karar verir.

Skoda Türk Doğuyor

Bu araca verilen isim Skoda Turecko — yani "Skoda Türk" — olur; 1966 ile 1986 yılları arasında Skoda patenti altında üretilip satılan bu pikap, dünyanın hiçbir başka yerinde imal edilmez ve satılmaz. 45 beygirlik mütevazı bir motora sahip olan bu aracın asıl hafızalarda kalan yanı gücü değil, makas kusurlarından kaynaklanan o meşhur görünümüydü: arka tekerlekler yüksüzken içe doğru çarpık dururdu, yük bindiğinde ise dümdüz olurdu. Bu yüzden önce "Çarpık" lakabını aldı, sonraları bu isim yerini daha sevecen bir tabire bıraktı: Skoda Bacak. 1960'lardan 1990'lara kadar sebzeciler ve esnaf tarafından şehir içi yük taşımacılığında kullanılan bu pikaplar, sağlamlığıyla değil, en ucuz seçenek olmasıyla akıllarda kaldı. Skoda Türk'ten sonra hafızalarda iz bırakan bir başka Skoda pikap modeli ise Favorit serisinin kamyonet versiyonlarıydı.

Skoda markası, 90'lı yıllarda Volkswagen grubuna geçişin etkisiyle Türkiye'de yeni modelleriyle var olmaya devam etti ve nihayetinde tamamen Volkswagen'in bir parçası haline geldi; bu tarihten sonra markanın kimliğinde köklü değişiklikler yaşanarak bugünkü modern Skoda ortaya çıktı. Ama dünyada sadece Anadolu sokaklarında koşan, arka tekerlekleri çarpık, gücü mütevazı, tamamen bize özel bu küçük pikap, iki ülkenin otomotiv tarihinde tuhaf ve sevimli bir dipnot olarak yaşamaya devam ediyor.

Reklam

Bu hikayenin görüntülü anlatımını izlemek ister misiniz?

▶ YouTube'da İzle