1950'lerden günümüze yol hikayeleri
← Tüm Yazılar Fabrika Hikayeleri

Augsburg'da Patlayan Motor: Dizel'in Doğuşu

10 Ağustos 1893 sabahı, Augsburg'daki fabrika salonunda korkunç bir gürültü koptu. Motorun üzerindeki basınç göstergesi parçalanmış, yakıt buharı salonu doldurmuş, orada çalışan birkaç işçi kendini yere atmıştı. Dumanın içinde ayakta kalmayı başaran adam otuz beş yaşında bir mühendisti: Rudolf Diesel. O gün denediği motor çalışmadı; göstergeyi paramparça eden basınç neredeyse onu da yaralıyordu. Ama patlamanın külleri arasından çıkan adam, peşinde olduğu fikirden vazgeçmeyecekti.

Paris'te Doğan Bavyeralı

Diesel'in hikayesi aslında Augsburg'da başlamıyordu. 18 Mart 1858'de Paris'te, Bavyeralı göçmen bir ailenin çocuğu olarak doğmuştu; babası kitap ciltçisi ve deri eşya üreticisiydi. 1870'te Fransa-Almanya Savaşı patlak verince aile Fransa'dan kaçmak zorunda kaldı; genç Rudolf, akrabalarının yanına, çocukluğunun geçtiği şehir Augsburg'a gönderildi. Teknik okulda sınıf birincisi olarak mezun oldu, ardından Münih'teki Kraliyet Bavyera Politeknik Okulu'nda mühendislik okudu. Hocalarından biri, soğutma teknolojisinin öncüsü Carl von Linde'ydi. Diesel 1880'de sınıfının en yüksek dereceyle mezunu oldu ve yıllarca Linde'nin Paris'teki soğutma fabrikalarını yönetti. Ama aklında hep aynı soru vardı: buhar makinesinin israf ettiği enerjinin çok daha fazlasını işe yarar güce çeviren bir motor tasarlanabilir miydi?

Augsburg'a Dönüş

1892'de Diesel, "rasyonel bir ısı motoru" fikri için patent başvurusunda bulundu; bir yıl sonra bu fikir resmen tescillendi. Ama teoriyi çalışan bir makineye dönüştürmek için parayı ve atölyeyi bulması gerekiyordu. Gözünü, çocukluğunun geçtiği şehirdeki fabrikaya dikti: o dönem adı henüz sadece Maschinenfabrik Augsburg olan bu işletmenin başında Heinrich von Buz vardı. Buz, Diesel'in kâğıt üzerindeki taslaklarına inandı ve riski tek başına almadı; Essen'deki dev çelik firması Krupp'u da ortaklığa ikna etti.

1897'de Maschinenfabrik Augsburg tarafından üretilen, dünyanın ilk çalışır durumdaki dizel motoru
Rudolf Diesel'in 17 Şubat 1897'de başarıyla test ettiği orijinal Motor 250/400, bugün Münih'teki Deutsches Museum'da sergileniyor.

Krupp'un teklifi cömertti: Diesel'e o dönem için büyük bir servet sayılabilecek yıllık 30.000 mark önerdi. Karşılığında istediği tek şey, teoriyi paraya çevirecek çalışan bir motordu.

Dört Yıl Süren Yıkım

O Ağustos sabahındaki patlamadan sonra bile iş bitmemişti; daha yeni başlıyordu. Motor kışın yeniden tasarlandı, ertesi yıl birkaç dakika kendi gücüyle döndü, sonra yine bozuldu. Silindir çatladı, enjektörler tıkandı, verim hep beklenenin çok altında kaldı. 1896 başında Diesel'in laboratuvarına genç bir çizim mühendisi katıldı: Imanuel Lauster. Diesel'in fikirlerini gerçek teknik resimlere döken oydu; 250 milimetre silindir çapı ve 400 milimetre strok uzunluğuyla üçüncü ve son prototip, Motor 250/400 adını taşıyordu. Fabrikanın atölyesinde parçalar aylarca elden geçti, söküldü, yeniden monte edildi, tekrar denendi.

Yüzde 26,2'lik Zafer

Sonunda, 17 Şubat 1897'de, bağımsız denetçi Moritz Schröter'in gözetiminde resmi bir test yapıldı. Motor bu kez sorunsuz çalıştı ve ısı enerjisinin yüzde 26,2'sini mekanik güce çevirdiği ölçüldü; o günün buhar makineleri ancak yüzde 10 civarında bir verime ulaşabiliyordu. Augsburg'da doğan bu motor bugün Münih'teki Deutsches Museum'da, ziyaretçilerin önünde duruyor. Bir yıl sonra, 1898'de, Maschinenfabrik Augsburg, Nürnberg'deki bir başka makine fabrikasıyla birleşti; kısaltılmış adıyla dünyanın tanıyacağı MAN böyle doğdu.

Rudolf Diesel'in portresi
Dizel motorunun mucidi Rudolf Diesel. 29 Eylül 1913'te bindiği feribottan gizemli biçimde kaybolmadan önceki yıllarda çekildi.

Manş'ta Kaybolan Adam

Diesel, kendi başarısının meyvelerini uzun süre toplayamadı. 29 Eylül 1913 akşamı, Anvers'ten İngiltere'nin Harwich limanına giden SS Dresden adlı feribotta akşam yemeğini yedi, kamarasına çekildi ve bir daha görülmedi. Yatağı hiç kullanılmamış, sabah için istediği uyandırma çağrısı hiç yanıtlanmamıştı; şapkası ve paltosu güvertede, özenle katlanmış halde bulundu. On gün sonra Kuzey Denizi'nde bulunan bir ceset, oğlu Eugen tarafından üzerindeki kişisel eşyalarla teşhis edildi. Olay resmi olarak intihar sayıldı; Diesel'in o sıralar yaşadığı mali sıkıntılar ve İngiliz donanmasıyla görüşecek olması bazı çevrelerde suikast ihtimalini de gündeme getirdi. Gerçek hâlâ netleşmiş değil, tartışma bugün de sürüyor.

Diesel, kendi motorunun bir kamyonun kaputu altında ne hale geleceğini göremeden öldü. Ama Augsburg'daki o patlamadan doğan fikir, bugün dünyadaki ağır yük kamyonlarının büyük bölümünün altında hâlâ çalışıyor — ve motoru büyüten şehrin adı, MAN'ın isminde bugün de yaşıyor.

Reklam
Görsel kaynakları

Görseller Wikimedia Commons'tan. Rudolf Diesel ve Thomas Edison'un West Orange laboratuvarındaki fotoğrafı (1912) kamu malı; 1897 prototip motoru (Deutsches Museum) CC BY-SA 4.0; Diesel portresi CC BY-SA 2.0.

Bunun gibi araç hikayelerinin görüntülü anlatımları kanalımızda.

▶ YouTube Kanalımız