1950'lerden günümüze yol hikayeleri
← Tüm Yazılar Efsane Kamyonlar

International Harvester — Türk Yollarının Unutulan Devi

Bir kamyon markası düşünün: gücüyle nam salmış, madenlerde, inşaatlarda, tomruk ormanlarında sınanmış, ama sonunda kendi ülkesinde adı bile unutulmuş. International Harvester lisanslı kamyonların Türkiye'deki hikayesi, aslında bir sanayi hayalinin nasıl sessizce söndüğünün de hikayesidir.

1950'lerin Temelleri

Türk otomotiv sanayinin temelleri 1950'lerde, devlet destekli iştirak şirketleriyle atıldı. İlk otomotiv üretimi 1954'te Türk Willys Overland şirketinin orduya jip ve kamyonet üretmesiyle başladı. 1955'te Türk Otomotiv Endüstrisi A.Ş.'nin (TOE) Gebze Çayırova'daki kamyon fabrikası devreye girdi; onu Otosan ve Çiftçiler A.Ş.'nin ikinci ve üçüncü kamyon fabrikaları izledi. TOE, International Harvester lisansı ve markasıyla kamyon, kamyonet, otobüs, minibüs, pikap, traktör ve traktör römorku üretmek üzere kurulmuştu.

Oyak Devreye Giriyor

1962'de şirketin yüzde 93,5 hissesi Oyak tarafından satın alındı; aynı yıl Amerikalı International Harvester şirketinin yüzde 20 hissesi de alınarak lisans ve ortaklık anlaşması imzalandı. Firma bu lisansla 1965'ten 1981'e kadar İnternasyonal Harvester kamyon modelini üretti. İlk üretildiği yıllarda büyük ilgi gören bu kamyonlar, şehirlerarası nakliyede, maden ve inşaat işlerinde, ağır tonajlı yüklerde ve tomruk çekiminde kullanıldı. Güçlü motoru tercih sebebiydi, ama kullanıcı hatasına bağlı aks kırılmaları sık görülüyordu; yüksek fiyatı nedeniyle de araç büyük ölçüde kamu kurumlarına satılabiliyordu.

1979: Üretim Duruyor

International Harvester firması bu modelin üretimini 1979'da durdurunca, TOE üretime iki yıl daha kendi başına devam etti ve 1982'de International 1830 modelinin devreye girmesiyle eski model üretimden kalktı. Benzinli versiyonları yaklaşık 210, dizel versiyonları ise yaklaşık 200 beygir güç üretiyordu. Ama 1983'te şirket Oyak yönetiminden Ziraat Bankası'na devredildiğinde işler değişti; yeni yönetimin yaptığı gereksiz yatırımlar firmanın zarar etmesine yol açtı. 1988'de International Harvester lisansının satışı gündeme geldiyse de gerçekleşmedi.

450 İşçiyle Gelen Son

Şirketin son döneminde International marka 1230 kamyonet, 1860 ve 1830 Anter model çekiciler ile Mater minibüs üretildi; 1991-1992'de ise az sayıda 1860 Hunter, 1230 minibüs ve V330 tipi dört çeker pikap üretimi yapıldı. 1992'de özelleştirme kapsamına alınan şirketi Mazda satın alıp otomobil üretmek istedi, ama anlaşma sağlanamadı. 1993'te tekrar ihaleye çıkılan TOE, Rumeli Grubu'na satıldı; ve satın alındığı yıl 450 işçisi işten çıkarılarak kapatıldı.

Fabrikanın Sessiz Akıbeti

Fabrikanın arazisi, Rumeli (Uzanlar) Grubu tarafından önce çimento ikmal merkezi, 1990'larda ise ithal Saab otomobilleri ve yedek parçalarının depolandığı bir merkez olarak kullanıldı. 2006 yılına kadar hiç üretim yapılmayan tesis, İmar Bankası'nın devri sonrasında TMSF'ye geçti; üretim ekipmanları satıldı, arazi ve fabrika binaları da Karadeniz Holding'e devredildi. 1963'ten 1993'e kadar geçen otuz yılda firma, resmi rakamlara göre 54 bin 496 motorlu taşıt üretmişti.

Oldukça verimli çalışan bu fabrika, yönetimsel sıkıntılar ve lisans sorunları yüzünden günümüze ulaşamadı. Türkiye'de altmış yılı aşkın süredir montaj usulüyle devam eden otomotiv sanayi, kendi markasıyla, kendi motoruyla bir üretim hiçbir zaman gerçekleştiremedi; International Harvester lisanslı kamyonlar da bu yarım kalan hayalin sessiz tanıklarından yalnızca biri olarak tarihe karıştı.

Reklam

Bu hikayenin görüntülü anlatımını izlemek ister misiniz?

▶ YouTube'da İzle