1950'lerden günümüze yol hikayeleri
← Tüm Yazılar Efsane Kamyonlar

Kargo mu, Yıldız mı? Ford Cargo 2520 – Mercedes 2521 Taht Kavgası

Türkiye'nin kamyonculuk tarihine bir bakış attığınızda hemen herkesin ağzında iki isim döner: kargo mu, yoksa yıldızlı kamyon mu? Bu basit görünen tercih aslında 90'lı yılların en amansız rekabetinin özeti gibidir; çünkü Ford Cargo 2520 ile Mercedes-Benz 2521, aynı yolları paylaşan, aynı nakliyecinin gönlünü kazanmaya çalışan iki tarafın hikayesidir.

1960'lardan Gelen Rekabet

Rekabetin kökleri 1960'lara kadar iner. Ford ve Mercedes-Benz, Türk ortaklarıyla birlikte ülkedeki araç üretimine bu yıllarda girmiş, pazarı ele geçirmek için farklı yollar izlemişti. Ford Otosan ağır kamyon üretiminde hızla öne çıkarken, Mercedes'in Türkiye kolu Otomarsan otobüs segmentinde başarı kazanıyordu. 1970'ler ve 1980'lerde Ford Otosan'ın D1210 model kamyonları yollara hakimken, Otomarsan'ın O302 otobüsleri en çok talep gören modeller arasındaydı; Mercedes'in kamyon tarafında ise henüz ciddi bir yatırımı yoktu.

Aksaray'da Zorlu Bir Başlangıç

Mercedes-Benz, kamyon pazarında önemli bir müşteri kitlesi gördüğü için 1984 yılında Aksaray'da bir fabrika kurdu. Ancak işler hiç kolay başlamadı. Daha fabrika açılmadan önce, 1978'de Türkiye distribütörü Mengerler'in Almanya'dan getirdiği on silindirli Mercedes kamyonları aşırı yakıt tükettiği için nakliyeciler arasında "çok yakan kamyon" imajı yerleşmişti. 1986'da "her kamyoncunun gönlünde bir yıldız yatar" sloganıyla lanse edilen ilk üretim kamyonları, Almanya'da başarılı olan 2622 model bile, bu kötü imajı silmeye yetmedi; Türkiye şartlarına tam uyum sağlayamayan model nakliyecilerden rağbet görmedi.

Kargo Çıtayı Yükseltiyor

Bu sırada Ford, kargo serisiyle çıtayı yükseltiyordu. 1981'de üretimine başlanan, 1983'ten itibaren Eskişehir İnönü fabrikalarında devam eden Ford Cargo o kadar sevilmişti ki, yollarda gördüğünüz her 10 kamyondan yaklaşık 7'si kargoydu; 1991'e gelindiğinde Ford Otosan 20 bin adet kargo satmıştı. Rakip BMC'nin sunduğu 10 tekerli yataklı kamyonlar tonaj ve konfor beklentisini yükseltince, Ford 1989'da kargo kabinini yataklı olarak yeniden tasarladı ve 166 beygirlik 2517 modelini piyasaya sürdü. Ancak yüksek tonaja karşı düşük motor gücü performans sorunu yaratınca, Türk mühendislerin katkısıyla geliştirilen 185 beygirlik yeni motorla donatılan 2520, 1991'de sahneye çıktı ve adeta kapış kapış satıldı.

Yıldız Nihayet Parlıyor

Mercedes bu döngüyü kırmak için farklı bir yol denedi: Almanya'daki modelleri değil, doğrudan Türk nakliyecilerin görüşleriyle şekillenen, yalnızca Türkiye'ye özgü bir model geliştirdi. Bu fikir başlangıçta Daimler Benz yönetiminde kabul görmese de, zorlukla ikna edilen merkez 2517 modelinin 1991'de üretilmesine onay verdi ve model güçlü satış rakamlarına ulaştı. Ancak asıl darbe bir yıl sonra geldi: 1992'de piyasaya sürülen 2521, Mercedes'i 25 tonluk segmentte ilk kez ürün liderliğine taşıdı. Konforlu, ekonomik ve güçlü motoruyla nakliyecilerin adeta aşık olduğu bu model, ilk kez Ford kamyonlarını ikinci plana itti.

Tonaj Hesabı: Hafif Kasa, Ağır Yük

İki modelin teknik kartına bakıldığında aslında birbirlerine çok da üstünlük sağlamadıkları görülür. Her ikisi de fabrika çıkışı 10 tekerlekli ve 25 ton tonaj haddine sahipti; bu rakam, aracın yüklü haldeyken 25 tondan ağır olamayacağı, yani taşınacak yükün ağırlığının aracın kendi boş ağırlığı çıkarıldıktan sonra ortaya çıkan miktar olduğu anlamına geliyordu. Ağır ticari araçların boş ağırlığı ise model, konfigürasyon ve donanım seviyesine göre değişiklik gösterdiği için, üzerine ahşap ya da farklı türde bir karoser konulan bir kargo ya da yıldızlı kamyon, ne kadar hafifletilirse o kadar fazla tonda yük taşıyabiliyordu — nakliyeciler arasında bu yüzden "hafif kasa, ağır yük" mantığı bir tür ustalık göstergesiydi.

Motor tarafında Mercedes 2521, altı silindirli 211 beygir güç üreten motoru ve çarpmalı 8 ileri vitesiyle performans ve konforda öne çıkarken, Ford 2520'nin altı silindirli 185 beygirlik motoru takviyeli 6 vitesle daha az yakıt tüketiyordu. Yani Mercedes güçte, Ford ise ekonomide bir adım öndeydi. Kullanıcı deneyimlerine göre Mercedes 2521, geniş iç mekanı ve konforlu sürüşüyle o yılların en rahat kamyonlarından biri olarak hafızalara kazındı.

Türk Mühendisliğinin İmzası

Bu iki kamyonun en özel yanı, mühendislik altyapısı yurt dışından gelse de kabin ve şase tasarımlarının tamamen Türk mimarisiyle geliştirilmiş olmasıydı — dünyanın başka hiçbir ülkesinde üretilmediler ve kendilerinden sonraki modellerde bu kabin yapısı hiç kullanılmadı. 2000'li yılların başında piyasaya giren 40 ayak kamyonlarla birlikte popülerliklerini yitirseler de, Ford Cargo 2520 ile Mercedes 2521, yüz binlerce kilometre yol yapmış, tonlarca yük taşımış iki efsane olarak Türk kamyonculuk tarihindeki yerlerini hâlâ koruyorlar.

Reklam

Bu hikayenin görüntülü anlatımını izlemek ister misiniz?

▶ YouTube'da İzle