1950'lerden günümüze yol hikayeleri
← Tüm Yazılar Efsane Kamyonlar

Kamyonculuğu 600 Dolara İndiren Ford Model TT

1910'ların başında bir kamyon sahibi olmak, küçük bir filo yatırımı yapmaya benziyordu. Dönemin üreticilerinden U.S. Motor Truck Company'nin en ucuz modeli iki bin dolara satılıyordu — çoğu çiftçinin ya da küçük esnafın asla karşılayamayacağı bir rakam. Amerika'nın kırsalında mal hâlâ at arabalarıyla taşınıyor, şehir içi teslimatlar da benzer yöntemlerle yürütülüyordu; motorlu kamyon, sermayesi olan büyük şirketlerin ayrıcalığıydı. Henry Ford'un 1917'de piyasaya sürdüğü Model TT ise bu denklemi tersine çevirdi: aynı işi 600 dolara yapan bir araç.

Ortada sihirli bir mühendislik yoktu. Ford, milyonlarca kez sattığı Model T'nin şasisini aldı, dingil mesafesini 100 inçten 125 inçe uzattı, çerçeveyi güçlendirdi ve arkaya iki ek yaprak yay ekledi. Sonuç, bir ton yük taşıyabilen ama hâlâ Model T'nin tanıdık dört silindirli, 20 beygirlik motoruyla ve iki vitesli gezegen dişli şanzımanıyla çalışan mütevazı bir kamyon şasisiydi — aynı hatlarda üretildiği için maliyeti de otomobilinkine yakın kalıyordu.

Farkı Yaratan Aks

Bu şasinin asıl farkı gözle görülmüyordu. Model T otomobilde güç arka tekerleklere konik dişlilerle aktarılırken, TT'de mühendisler bir worm-drive aks kullandı. Bu değişiklik nihai dişli oranını neredeyse iki katına çıkararak çekiş gücünü artırdı; yüklü bir kamyonun çamurlu bir tarla yolundan ya da tren istasyonuna çıkan bir yokuştan geçmesi artık daha kolaydı. Karşılığında hız feda edildi: Ford, kullanıcılarına saatte 15 milin üzerine çıkmamalarını tavsiye ediyordu, isteğe bağlı dişli oranıyla bu sınır ancak 20 mile kadar esnetilebiliyordu.

1922 model Ford Model TT kamyonun yandan görünüşü, kapalı panel gövdesiyle
Model T'den uzatılan şasi, güçlendirilmiş çerçeve ve worm-drive aks: TT'yi otomobilden ayıran değişiklikler dışarıdan pek belli olmazdı.

Kasayı Siz Takın

Ford ilk yıllarda yalnızca şasi ve motor satıyordu; kasayı, kabini, ne isteniyorsa onu alıcı ya da bir karoser ustası ekliyordu. Bir çiftçi TT'sini tahta kasalı bir yük arabasına, bir manav açık raflı bir satış arabasına, bir belediye ise su ya da çöp arabasına dönüştürebiliyordu; pikap, panel kasa, kanopili teslimat aracı ve platform kamyon gibi konfigürasyonlar zamanla birer standarda dönüştü. 1920 yılına gelindiğinde Amerika'daki kamyonların yarısından fazlası Ford tabanlıydı ve bunların büyük bölümü, ürününü pazara ya da en yakın tren istasyonuna taşıyan çiftçilerin elindeydi. 1924'te Ford, isteyenlere fabrika yapımı tam gövdeli modeller sunmaya, öncesinde ise 45-65 dolar karşılığında hazır bir kabin satmaya başladı.

1924 model Ford Model TT, tahta kasalı bir çiftlik kamyonu olarak
Ford yalnızca şasiyi satardı; kasayı çoğu zaman çiftçinin kendisi ya da yerel bir karoser ustası tamamlardı.

Bandın Gücü

TT'yi bu kadar ucuza satabilmenin sırrı, 1913'te Highland Park fabrikasında devreye giren hareketli montaj hattındaydı. Bu sistem bir aracın montaj süresini saatlerce süren bir işten dakikalara indirdi, Ford da düşen maliyeti doğrudan fiyata yansıttı: 1926'ya gelindiğinde TT şasisinin fiyatı 325 dolara kadar geriledi. Üretim buna paralel büyüdü; zirve yılı 1925'te fabrikadan 306.434 TT çıktı, 1917-1927 arasında toplam üretim 1,5 milyonu geçti. Orta 1920'lerde Ford, Amerika kamyon pazarının yarısından fazlasını elinde tutuyordu — rakip üreticilerin çoğu bu rakamın yanında küçük atölyeler gibi kalıyordu.

Bir Devrin Kapanışı

Ama başarı kalıcı değildi. TT'nin iki vitesli şanzımanı ve mütevazı gücü, rakip üreticiler daha hızlı ve daha yüklü kamyonlar sunmaya başlayınca yetersiz kalmaya başladı; pazar payı yavaş yavaş erimeye başladı. Ford, 1927 sonunda Model T ailesini baştan tasarladı; TT'nin yerini Model AA aldı ve yeni kamyon 1928 model yılıyla satışa çıktı. Dört vitesli şanzımanı, 40 beygirlik daha güçlü motoru ve 131,5 ya da 157 inçlik dingil mesafesi seçenekleriyle Model AA, öncekinden çok daha ağır yükleri taşıyabiliyor ve 1932'ye kadar üretim hattında kalıyordu.

Bugün yollarda gördüğümüz her pikap ve kamyonet, bir noktada bu ucuzlatma mantığına borçlu. Ford Model TT, lüks bir icadı sıradan bir alete dönüştürerek Amerikan çiftçisinin, esnafının ve girişimcisinin işini değiştirdi; kamyonu zenginlerin değil, çalışanların taşıtı hâline getirdi. Bir asrı aşkın süre sonra, o mütevazı worm-drive aksın mirası hâlâ her gün milyonlarca kişinin kapısına bir paket olarak geliyor.

Reklam
Görsel kaynakları

Görseller Wikimedia Commons'tan. 1926 Model TT (Rockpile Museum, Wyoming) ve 1922 Model TT CC0; 1924 tahta kasalı Model TT CC BY-SA 4.0.

Bunun gibi araç hikayelerinin görüntülü anlatımları kanalımızda.

▶ YouTube Kanalımız